Bitişlerimizin son noktasında duymak istemediğim tabanca sesine son sürat koşarken
Yoluma çıkan türlü engerek yokuşlarının akıttığı zehirlerden kaçmak istercesine koşmuştum sana.
Ben kaçtım sen kovaladın hayallerimi
Sen kaçtın ben kovaladım sevgini
Ne at başı kazandık
Ne de burun farkıyla bu yarışı
Dün daha bir başka sabaha uyandım diye sevinirken
Açan güneşin üstüme bulutlara yenik düşüp yağmur olup
Fırtına koparıp
Üstüme sağanak sağanak yağdığına şahit oldum
En uzak noktana en mahrem köşelerine dudaklarımla attığım her imzanın mürekkebi
Daha sayfasında kurumadan
Çöl rüzgarı gibi silip götürdü bu sabah.
Şimdi mevsim haziran ortasında kış
Aklım çıkıyor bilesin
Dengesizliğim sol yanıma yüklediğim senden mütevellitken
Şimdi sol yanım uçurumlara vitesi boşa almış
Dündü
Daha demincecikti
Her akşam, her gece, her an dediğin Kendine iyi bak cümlesi
Bu sefer, bu kez sonsuza kadar benim için ağzından çıkan son cümleymiş
Nerden bilirdim ki?
Yoksul ve yorgunum şimdi
Uçtuğum kanatlarım şimdi dallarına konamayacak kadar yorgun
Bu adam çiçeğim
Şimdi bu adam ne yapacak