Sona Yaklaşmışsak Başa Dönebilir miyiz?

Mevsim bahar olabilir içlerde güz yatarken,
Mevsim yaz olabilir yüreklerde kış varken.
Balkonun çiçek kokulu köşesine geçerken radyonun sesini yükseltti Bekir amca. Etrafta güneşli havaya eşlik eden çiçekler ve kuşlar vardı. Oldukça keyif vericiydi. Radyodan yükselen
‘ Bahar senin içinde nereye gidersen götürürsün.’ Nağmeleri ihtiyar adamı düşüncelerin içine sürükledi. Ellerinin üzerindeki lekeler, aynaya baktığında gördüğü çizgiler hayatının ona bıraktığı izlerdi. ‘ Bahar gerçekten bizim içimizde mi?’ sorusu bu yaşına kadar kazandığı deneyimleri sorgulattı. Hızını bile fark etmeden geçirdiği hayatından edindiği tecrübeler ve bilgeliği ihtiyar çınarı, düşüncelerin içinden çıkartmıyordu.
Radyo kanallarını huzur bulduğu yıllara dönmek istercesine acelece değiştiriyordu. Radyodan işittiği sözler ona geride bıraktığı yaşamına oranla insanların daha da fenalaştığını, ahlaktan uzaklaştığını söylüyordu sanki.
– Bu memleket bu gençlere nasıl emanet edilecek? Hâlbuki benim zamanımda böylemiydi? Diyerek kıstı radyonun sesini. Ne ile çatıştığını bilmeden çiçeklerin arasındaki tozlu divana oturdu. Zorlanarak kaldırdığı sağ bacağı ile desteklediği sağ kolunu başına götürdü. Alnı avuçlarının içindeydi. Neydi onu bu kadar huzursuz eden?
Mevsim yazdı ama Bekir amcanın içindeki sonbahar hüznü gözlerini doldurdu. Balkondaki sessizliğini o an sokaktan geçen gençler bozdu. Gençlerin gülüşleri sokakla beraber Bekir amcayı da sarstı. Ellerinden düşürmedikleri telefonlarına bakıp umursuzca gülüyorlardı. Gençlerin kahkahaları sokağı inletirken Bekir amca onların bu gamsız hallerinden rahatsız oldu.
Güneşin parlattığı kızıl saçlarını savurarak grubun önünde ilerleyen yirmili yaşlarındaki kız bir an arkasına dönerek:
– Yeni foto atıyorum instagrama gençler layklayın. Dedi
Yakınında konuşulanları duymakta sıkıntı yaşayan Bekir amca, gençlere dikkat kesilmiş olacak ki; kızın sözünün ardından kaşlarını ‘ Ne dedin sen evladım’ dercesine çattı. Artık hiçbir şey eskisi gibi değildi. Bekir amcanın yeniden kurulan bu zamana ayak uydurması oldukça zor görünüyordu. Gözleri gençlerin üzerinde gezinirken arkadan ağır adımlarla yürüyen genç çifte ilişti. Yüzlerindeki gülümsemeyi kapatmaya çalışsalar da birbirlerine baktıklarında gözbebekleri parlıyordu. Aralarındaki muhabbet alenen gözüküyordu. Bekir amcanın bütün dikkati bu gençlerin üzerine kaydı. Oturduğu divanın ucuna geçti, gençleri izlemeye başladı. Kız gülümserken başını yere götürüyor, o an delikanlının yanağındaki gamzesi beliriyordu. Bir müddet gençleri izledi Bekir amca. Gördüğü manzara karşısında merakını gizleyemedi.
– Evladım! Sevdalı mısınız siz?
Halim selim duran delikanlı soruyu işitince büyümüş gözbebekleri ile kafasını balkona doğru hızla çevirdi. Bekir amcanın yüzündeki samimi ifadeye karşın:
– Evet, amca yeni nişanlandık üç gün oluyor.
– Maşallah size her halinizden belli oluyor oğlum. Birbirinizi üzmeyin emi.
Büyük bir kahkaha ansızın konuşmalarını böldü. Bekir amca gözlerini ovuşturup ciddiyetini takındıktan sonra:
– Şu arkadaşlarınıza da biraz örnek olun. Ağır başlı olsunlar. Zamanlarını boşa geçirmesinler. Nasıl konuşup nasıl gülüyorlar öyle!
Mahcubiyetle başı önünde balkona, Bekir amcanın yanına, doğru ilerledi naif kız.
– Onlara söyleriz bir daha rahatsız etmezler sizi. Kusurumuza bakmayın amca. Gülümseyerek ilerken elini salladı.
-İyi günler. Dedi.
Hızlı adımlarla nişanlısı ve arkadaşlarına yetişmek için ilerledi. Bekir amca yaşadığı rahatsız duyguları unutmuşçasına gülümsedi. Gençlerden beklediği saygıyı birinden de olsa görmesi onu mutlu etmişti.
Gençlerin arkasından bakarken kafasını sağ omzuna eğmiş
-Hey gidi gençlik diyerek uzaklara daldı.
Hayat insanı her geçen gün kaçınılmaz sona doğru götürürken dudağından dökülen sözcükler geçmişine miydi gençlerin haline mi?
Güzel yaz gününde hissettiği sonbahar hüznü geçmek bilmiyordu. Kafasını içeri doğru çevirerek
– Aysel bana bi… Dedi.
Sonra yutkundu. Dizlerine örtmek için isteyeceği örtüye artık yüreğinin ihtiyacı vardı. Aysel’i, Bekir amcayı bırakalı 2 yıl olmuştu. İçten içe kızdığı, eleştirdiği gençler Bekir amcanın en büyük pişmanlığının kapısını araladı. O, gençlerin yaşındayken nasıl çalışmıştı, ne gayretlerle bugünleri hazırlamıştı? Hazırladığı günleri Aysel’i ile geçireceğini düşünerek en güzel zamanlarda onun yanında olamamıştı.
O zamanlar kendince haklı sebepleri vardı. İnsanın, gençliğin verdiği idealistlikle hep erişilmesi güç istekleri oluyor. Hayattan hep en iyisini, daha fazlasını istiyor. Bunu elde etmek için çabalarken problemlerini daha gerçekçi inceliyor. Duygusal tutumların kendisini yavaşlattığını bile düşünebiliyor. Sonra ne oluyor biliyor musun? Yıllar sonra kendini tozlu bir divanın üzerinde hayattan umut ettikleri ile elde ettikleri arasında muhasebe ederken buluyor. Geçmişine, kıymetini bilemediği anların pişmanlığıyla bakıyor.
Daha iyi bir hayat kurmak için çalışmayı çıkış kapısı gören Bekir amca gençken, gündüzleri memuriyetini yapar geceleri taksiye çıkardı. Aysel teyze bu durumdan çok mutlu olmasa da Bekir amca her seferinde ona:
– iki gözüm Aysel’im. Bir emekli olayım sen o zaman gör. Sana neler alacağım, nerelere götüreceğim. Sadece biraz sabretmeliyiz. Gelecek zaman yüzümüze gülecek. Diyerek günlerini geçirirdi. O zamanlar yol arkadaşını ne kadar kırdığının farkında bile değildi.
Bekir amcanın aralan kapıdan baktığı geçmişi içini hep acıtacak mıydı? Kırdığı kalp kar tanesi gibi düşerken gönlüne, hazırladığı güzel günlerdeki yalnızlığı bir güz rüzgârı gibi esti içine. Oturduğu divandan ayağa kalktı. Önünde duran yol arkadaşının ektiği mor menekşeler Bekir amcanın yanağına süzülen damlaların sebebi oldu. Başını önüne eğdi, ellerini yılların büktüğü beline koydu.
Zamana meydan okumaya çalışan gençliğini anımsadığı balkon köşesini terk ederken geç olsa da meydan okuyanın kendi değil zaman olduğunu anlamıştı. Yüreğini buza çeviren bu gerçek ile içeri girdi.
Radyodan son nağme yükseliyordu lakin ne dinleyen vardı ne de anlayan.
Artık nağmeler yalnızdı. Sokaktaki yaz sevinci yerini kış hazanına bırakmıştı. Son sözü yılların verdiği heybetle ihtiyar Bekir amca söyledi.
‘Yeter ki üşüyen yürekler olmasın’

Paylaş
Önceki İçerikBAĞIR
Sonraki İçerikGüzelim İnsanlar

1 Yorum