Kalpte Saklı Çerçeve

Geçtiğimiz günlerde bir sürur ile gelen anneler günü kutlamalarına şahit olduk hepimiz. Sosyal medyada, reklamlarda, marketlerde; A’dan Z’ye herkes annelerini hatırlayıp, onlara olan sevgisini paylaştı. İnci tanesi kadar değerli yüreği ile bizi kocaman seven annelerimizi; hatırlayıp onları anlamamız bir günden fazla ama bir haftadan az sürdü malesef.
Her sabah gözümüzü birbirinden güzel,yüreğe dokunan anne reklamları ile açtık.
Aaa dedik. ‘Evet annelerimiz bizim her şeyimiz.’ Dur bir tweet atayım, instagramda paylaşayım ya da dur dur anneme güzel sözler söyleyeyim diyerek geçirdik günleri.Şefkatin ve merhametin yer yüzündeki temsilcisi annelerimizi anlama istikrarını çok sürdüremedik. Çünkü o festival bir haftalığına geldi ve gitti. Ama biliyorum ki hepimiz annelerimizi çok seviyoruz. Adeta annemizin gelinlik sandığında sakladığı mücevher kutusu gibi seviyoruz. En derinden, en kıymetlisinden ve en gizlisinden.
İşte bazen sandıktan çıkartıp ihtişamını gösterme zamanı geliyor, çıkartıyor, herkese gösterip tekrar saklıyoruz. Aman dikkat çalabilirler sevgimizi, üstünüde sıkı sıkı kapatalım, sandığa da kitlitleyelim (!) Ama hatırlatmalıyım ki şu hayatta çalınmayacak bir sevgi varsa o da ‘anne sevgisi’ dir.Yerini hiçbir şey doldurmuyor.
Hadi hep birlikte arada sürur ile gelen o festivali uzun ömürlü kılalım. Bunu yapmak içinde çerçevesi yüreğimizde olan resmi hatırlayalım. Aslında hepimizin çerçevesi aynı içine yerleştirdiğimiz resimler farklı. İşte tam olarak o resmi netleştirmek niyetim. Hiçbir sebebe bakmadan,resmin değerinden bahsetmeden usulca bir kenarda hatıralara dalalım. Ve o an hissettiğimiz sevgi resmimizi netleştirecek. Dev bir fırça darbesi gibi belirginleştirecek,resmi kendine getirecek. Sonra bakıp tekrar edeceğiz o sözlerimizi:
‘Aaa evet annemiz bizim her şeyimiz’
Biz ne kadar inkar edip yumsakta gözlerimizi anılarımıza. ‘ resminde anne özlemi’ var diyor resmi yorumlayan ressam.
Fakat sen ressama ‘yanlış yorumluyorsun sevgimin büyüklüğünün gölgesidir o.’ diyorsun ve kabullenmek zor geliyor sana yanılsamadır bu diyorsun.Bir an dahi kendine güvenmeden.
İçinde resmini netleştirdiğin an, resmi yerleştireceğin yeri düşünürken hatırlamalısın bu kısa ve naçiz notu:
‘Resmi dimağın ve kalbin arasına as lakin birilerine ispatlama derdi ile değil. Her ana yansıtma niyetiyle.’