Çıkmaz Sokak



gitmek midir zor olan albayım, kalmak mı?
bugünlerde gitmek istiyor herkes
bir sahil kasabasına,
bir dağ evine belki ağaçlarla dertleşmeye.
bense sadece bi’ şeyler karalamak istiyorum albayım
peki kaçabilir mi kendinden insan?
yok …
kolay değil öyle,
değil dimi albayım?
çöl sıcağı gibi kavuran kalp ateşinden,
balkanlardan gelmiş edasıyla yorgun ruhunu esir alan soğuk pişmanlıklarından,
keşkelerinden …
kaçamazsın albayım,
gidemezsin.
tedirginlikler albayım, acabalar
beynini kemiren içten içe
bırakırlar mı yakanı?
bazenler çoğalır bazen albayım,
alamazsın önünü.
kuşatırlar her zerreni,
dibine kadar hücrelerini,
kafatasına kadar tüm iskeletini.
gidemezsin.
acaba dersin o zaman albayım,
kalabilir miyim acaba?
yok yok kalmak da zor şimdi albayım.
boğmaya çalışır seni şehir;
karanlık bir sokağında,
belki bir otobüs durağında,
kışın sahil soğuğunda belki,
yazın sokak çalgıcısının ağzında ya da,
hiç olmadı ıssız tren raylarında.
öyle işte albayım …
acabalar, belkiler, bazen de bazenler
katilimizdir.
çok da temiz çalışırlar yalnız albayım.
bizse maktûl her zaman,
öyle ya da böyle mahkûmuzdur
mahkûmluğa …
peki hâkim kimdir albayım?
zaman, zaman.
düşünürsün zaman zaman;
giyer mi hüküm acaba acabalar?
belkiler ağırlaştırılmış müebbet yer belki, ne dersin albayım?
temiz çamaşır ister mi bazen bazenler?
yok albayım yok
bu zaman’da böyle işlemiyor o işler.
alıyor hepsini albayım,
alıyor her zaman veriyor beraat.
akrep gibi sokup, yele katıyor bizi de albayım,
yel’kovan da göstermiyor mu bize peki kapıyı
zaman’ı geldiğinde?
şimdi albayım
şimdi söyle hangisi daha zor?
gitmek mi, kalmak mı?
gitmek belki, kalmak ya da bazen.
hiçbiri mi acaba? hepsi veya?


ilham; Oğuz Atay – Tutunamayanlar “albayım”

Gönderen: Bilal Aydoğan

Paylaş
Önceki İçerikDAYAK
Sonraki İçerikKalpte Saklı Çerçeve