Gelecekte; “Nedir bu Mavrangoz?” Sorularıyla sıkça karşılaşacağımızı düşünerek, bu soruları şimdiden bertaraf etmek ve bu yazıyı dikkatlerinden kaçıran arkadaşlara yanıt olarak tek bir “link” göndermek gayesiyle; birinci yazımda Mavrangoz’un ne olduğunu, nereden geldiğini ve sitemizin fikir oluşumunu anlatmaya karar verdim. Öncelikle “biz büyük bir aileyiz” klişesine girmeden şunu belirtmek isterim ki, dört kafadar olarak çıktığımız yolun ilk adımındayız. Umuyorum ki bu yolda adımlarımızı ilerletmemize varlığınız ve desteğinizle katkı sağlarsınız.

Gelelim sorunuzun cevabına: Biliyoruz ki günümüzde dost bulmanın zorluk derecesi çölde buzlu limonata şelalesi bulmakla eş değer. Hazır biz birbirimizi bulmuşken, “Neden bir şeyler yapmıyoruz ki?” sorusunu defalarca sorduk kendimize. Yıllarımız bu soruları birbirimize sorarak ama cevabını beklemeden makaraya başlayıp oradan derin muhabbetlere pas atmakla geçti ve biz hiçbir şey yapmamaya devam ettik. Sonra (birden dank etmiş olsa gerek) sitemizin kurucusu, sayın editörümüz (!) Serhan Bey bizleri toparlayarak uzun süren bir konuşmayla yine bir mavra gününü zehir edecek derecede sözlerine başladı… Bir blog sitesi açmaya karar verdiğinden, birbirimizin kafasını yontarak eriyip gitmeden başkalarının da kafalarını açmamız gerektiğinden bahsetti. İlginçtir ki bu fikir hepimizin hoşuna gitti. Evet, sonunda bir şeyler yapacaktık; hem de bundan büyük bir keyif alarak…

Burada bazen goygoy yapıp bazen dingin denizlere dalacağız. Bazen hayatı sorgulayıp bazen de “Boş ver be Abi, biz dalgamıza bakalım!” Diyeceğiz. Kısacası burada karakterlerimizi yansıtıp sizlerle ortak hareket alanı sağlayacağımız geniş bir beyin fırtınası, özgür zihinlerden oluşan sınırsız bir platform oluşturmayı hedefliyoruz. İşte bu doğrultuda harekete geçen bu 4 fani fosil adayı, ilk olarak sitemizin adının ne olacağını düşünmeye başladık (o kadar da çok düşünmedik aslında). Sonunda bir karara varmıştık… Hayat felsefemize yerleşmiş olan “mavra” kelimesini alıp düşünceleri duyarlı bir “marangoz” misali yontarak özgür zihinlere akışımızı sürdürmek amacıyla; “mavra” ve “marangoz” kelimelerini birleştirip sitenin adının “Mavrangoz” olmasına karar verdik.

Evet, aklımıza gelen yaklaşık 70 isim fikrinden (!) zafere ulaşan Mavrangoz oldu. Tabii ki burada “Mavrangoz“ olan sadece bizler değiliz! Size ayırdığımız köşemizde, sizlerden gelen dörtlükleri objektif bir bakış açısıyla değerlendirip içlerinden haftada en az birini yayımlayacak; bu sayıyı zamanla daha da artıracağız.

Gepetto Usta gibi kütükten insan oluşturamasak da, sizinle beraber insanı özünde tutabilir veya özüne döndürebiliriz. Her insan kendi fikrinin sahibidir ve asıl özgürlük, fikrini kuşku duymadan haykırabilmekte yatar. Birlikte, yalansız ve çıkarsız yaşamak insanlığın en büyük hayali olmalıdır.

***

Nazım’ın da dediği gibi: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine”
Bu yazıyı hâlâ okuyorsanız, aramıza hoş geldiniz…

3 YORUMLAR